Birleşik Arap emirlikleri, Dubai’yi Abu dabi.

                                                                               

                                                                                        

 

 Bir Mimari Cenneti, Birleşik  Arap emirlikleri, Dubai’yi Abu dabi.                

 

Bu yazımda Birleşik Arap Emirliklerini anlatmak istiyorum.Aslında B.A.P. insana fazla bir çağrışım yaptırmıyor ama Dubai dersem sanırım her kes daha rahat hatırlayacak bu isimi.Basra Körfezi ve Umman deniziyle bitişik Arabistan yarımadasının güney doğusunda minik bir ülke B.A.P.Nüfusu  2.5 milyon civarlarında ve  halkın % 80 şehirlerde yaşıyor.

 

 

Başkent Abu Dabi fakat başkentten daha çok tanınmış kentinde Dubai.Hep adı geçer, bende gidip bir göreyim dedim söyledikleri kadar var mı ?.Yolculuk  Sabiha Gökçen hava limanından başladı, sabah vakti Dubai’ye varmıştık.Dubai’yi civarında 3 tane hava limanı var, uçağımız Sharjah hava limanına indi.Kente ulaşım hava limanındaki taksilerle sağlanıyor, toplu ulaşım aracı göremedim. B.A.P petrolün ucuz fakat hayatın pahalı olduğu bir ülke, fiyatlar Avrupa’yla aynı ayarda seyrediyor.15-20 dolar vererek şehire ulaşabiliyorsunuz.fakat arabalar klimalı ve son model.

 

Sharjah hava limanından şehire doğru hareket ederken ülkeyle ve geometrik beton medeniyeti ile tanışıyorsunuz.Bazı uzay yolu filmlerinde, ileri çağların şehir mimarisi gösterilir ya, bir an  kendinizi o ortamda zannediyorsunuz.

 1567 Her ırktan insanın olduğu bir metropol

Hava limanından  Dubai’ye doğru yol alırken bir yandan şoförle diyalog kurabildiğimiz kadar sohbete  başlıyoruz. Türkiye’den geldiğimi öğrenince gözlerinin parladığını hissediyorsunuz.Osmanlının yüzlerce yıllık hatırı var.Her ne kadar  Araplar Osmanlıyı arkadan vurdular deseler de buna inanansım gelmiyor.Bunu yapan çıkar peşinde olan işbirlikçi birkaç kabile reisidir, yoksa halkın bizlere karşı kardeşlik çerçevesinde sevgisi ve ilgisi büyük.

 

Fakat İngiliz ve Fransızlar giderken kendilerine bağlı kabile reislerini iş başında bırakmışlar.Yolda giderken kaç tane American School, English School gördüm.Bunlar halkın talebiyle değil, yöneticilerin marifetiyle açılmış okullar, Irakta  Amerika kardeşleri Arapları katlederken bu okulların hala burada açılı olmasına anlam vermek mümkün değil.Türkiye’den geldiğinizi anlayan  halkın farklı yaklaşımını ülkeye adımınızı attığınız ilk andan itibaren bunu hissediyorsunuz .

Yolda giderken gördüğüm modern mimari eseri yapılar göz kamaştırıyor.Dubai için dünya mimarisinin merkez diyenler çok.Dünyanın tanınmışı mimarları ütopya alemlerinde oluşturdukları hayalleri burada gerçekleştirme imkanı bulmuşlar.Kaça mal olur !! sorgulaması yapılmadan.Tabi böyle olunca mimari kelimenin tam anlamıyla !! uçmuş, tabi fiyatlarda.tam anlamıyla  bilim kurgu filmlerinde anlatılan bir uzay kenti ortaya çıkmış.

 maliyeti hesabı yapılmadan yapılan inşatlar

Şoföre soruyorum,  “arkadaş buraları nasıl bu hale geldi böyle”.Bu masal kentin öyküsünü anlatmaya başlıyor: Bir varmış bir yokmuş, bir zamanlar küçük bir ülkede yaşayan, fakat büyük hayallere sahip olan bir şeyh varmış.Basra körfezi kıyılarında güneşin kavurduğu bu topraklarda, akan dar nehir boyunca, köhne yelkenli tekneleriyle, kıvrıla büküle akan dar nehir boyunca, dalış yapan inci avcıları, balıkçılar ve fakir halk varmış.Kimsenin bu ırmaktan başkasını görmediği bu yerde, Şeyh Raşid bin Said el Maktum dünyaya açılan bir kapı ve dev bir şehir görmüş.

Şeyhin hayalleri gerçek olmuş.

Şeyh Raşid 1959  yılında petrol zengini komşusu Kuveyt’ten borç almış.Bu parayla  Dubai’nin içinden geçen nehri , gemilerin   geçebilmesi için genişletip, derinleştirmeyi, yolar, okullar, gökdelenler  yapmayı planlamış.Bunun içinde Şeyh Raşidin deli olduğunu düşünen çok olmuş.Çünkü o güne kadar halkın mütevazı yaşantısında modern mimari ve şehirleşme görülmemiş bir olay ,fakat bir yerden başlangıç yapılmalıymış.

 

Şeyh Raşid oğlu  Muhammed'i de alır, ıssız nehir kıyısında yürür, elleri ve sözleriyle düşlerini gökyüzüne yazarmış.Gözünde büyük modern bir şehir canlanırmış.1959 yılında  başlatılan bu imar hamlesi ile sonunda, hayalleri gerçek olmuş ve bu ısız, çöl topraklarında mimari şaheseri bir şehir doğmuş.İnsanlar buraya akın etmeye başlamışlar.

 1564 Nehir Dubayi’ye ayrı bir güzellik veriyor.

Bugün Dubai'yi, oğlu Şeyh Muhammed bin Raşid el Maktum yönetiyor ve nehir kıyısında, bir dönemler babasının elinden tutup gezdirirken anlattığı hayallerinin gerçek olduğu bir ortamda yaşıyor.Dubai yüz binlerce insanın yaşadığı ışıl ışıl, klimalı gökdelenlerle dolu çölün ortasında bir yeryüzü cenneti ve dünyanın ilgi odağı.Çölde  bir yeryüzü cenneti doğuyor.Bu Şeyh Maktun İstanbul’a ikiz kuleler yaptırmak için girişimde bulunmuş.Tabi istemeyiz diyenlerinde sesleri yükselmiş.B.A.E ‘nin  yıllık gelirinin sadece yüzde 6'sının petrolden geldiğini biliyor musunuz!.Gerisi nereden mi geliyor! Ticaretten. Evet yanlış duymadınız. Petrolden yüzde 6 gelir, yüzde 94 de, ticaretten.İnanılmaz rakamlar tabii ki bunlar.Olaylara geniş bakmanın bir ülkeyi ilerletmek için önemi büyük.

 

 

 

 

 1595 Turistik gemiler limana demir atmış.

Dubayi dünya standartlarında limanı ile dünya turistlerini ağırlıyor,B.A.E.  kos koca Hindistan’dan fazla bir turist potansiyeline sahip.Gümrüksüz ve vergisiz alış veriş yapılabildiğinden bir alışveriş cenneti.Singapur’dan fazla ticari yük gemisi ve pek çok Avrupa ülkesinden  fazla yabancı sermaye çekiyor.

 

30 km. süren ve sohbetle geçen bir yolculuktan sonra şehir merkezine varıyorum.Burası aslında tan anlamıyla bir dünya merkezi ve ırklar mozaiği ,150 farklı ulustan insan varmış. Dubai'de yaşayanların sadece yüzde 20'si kendi ülkesinin vatandaşı. Gerisi ülkeye gelen yabancılardan oluşuyor. Hintli sayısı yüzde 55. Ülkede o kadar çok Hint kökenli insan var mi, hükümet artık Hintlilere oturma izni vermiyor.Her kültürden insan olduğu için Dubai'de hemen her ülkenin mutfağı yer alıyor. Bu hizmeti veren yerler de, turistik amaçla kurulmadıkları için de yemekler gerçek ülke yemekleri oluyor. Özellikle büyük alışveriş merkezleri başta olmak üzere, şehrin hemen her yerinde Hint,Çin, Japon, İtalyan, İran yemeklerini bulabilirsiniz.

 100_1583 Mal indirme yükleme yapılan liman

Şehrin bir ilginç tarafı da liman bölgesi.Çok sayıda gemi veya küçük tekne kıyıya yanaşmış, mal indirip bindiriyor.Her türlü uzak doğu ve Avrupa  menşeli mal geliyor. Yıllardır Afrika ülkelerine ve Yemen, İran gibi ülkelere Dubai'den direk satışlar hep buradan yapıldığı için, inanılmaz hareketli. Küçücük ülkenin nasıl ticari yönden buralara geldiğini, aktarmaların yapıldığı bu halici görünce daha iyi anlıyorsunuz. Haliç kenarında dizilen onlarca derke çatma takaya, Afrika'ya götürülecek olan yüzlerce çeşit malın yüklenişini görüyorsunuz.

 1603 Ulaşım otantik sandallarla yapılıyor

Şehrin modern kesimi olduğu gibi halicin karşı tarafında kalan eski kesimi de var.ulaşım ufak sandallarla sağlanıyor.Tabi karşı tarafa geçmek istiyorum fakat ücret sorduğumda yüksek bir miktar söylüyor.Sandala binen halka bakıyorum onlarsa düşük bir ücret ödüyor.Sandalar genelde mine düşük ücretle çalışan yabancı işçileri taşıyor. Her halde diyorum beni turist gördükleri için yüksek söylediler.İkinci sandala soruyorum oda aynı, üçüncüye o da aynı.Artık ne yapalım yani !,buraya kadar gelmişken halicin karşı tarafını görmemek olmaz, napalım göz göre göre kazıklanacağız.Sandala biniyorum parayı uzatıyorum, tabi iş o zaman ortaya çıkıyor.

1589 Bazı yerler adeta İstanbul

Sandalcı , sandaldakilerin tümünü aşağıya indiriyor ve beni özel olarak tek başıma karşıya geçiriyor.Meğer turistler için özel tarifeymiş bu.Tam nehrin ortasına geliyoruz, sandalı stop ettiriyor ve soruyor, “size boydan boya Dubai’yi bu nehirden gezdirmemi ister misiniz ücreti şu kadar” !.Bir an düşünüyorum ama uzaktan pek bir şey anlaşılmaz, yakından görmek daha iyi, “yok “ diyorum, “çek sandalı karşıya”.Karşı taraf bizim  İstanbul’u çok andırıyor.Şehirin eski kesimleri pek dokunulmamış.

Burada her sokakta bir başka ürün satılıyor. Onlarca yüzlerce dükkan arı gibi giren çıkan insanlarla dolu. Fakat alışveriş için  Dubai'ye gidenler birden şaşırıp kalıyor. Neyi nereden alacaksınız! Dubai'de sadece 29 büyük alışveriş merkezi var. Bunların içinde dünyanın en lüks ürünlerini satan alışveriş merkezleri de var. Hepsi de 5 yıldızlı. Bunların hangisine gitmelisiniz!. Hele zamanınız kısıtlıysa?

 Alışveriş cenneti

 

 

Normal alışveriş saatleri, sabah 09.00 ile, 13.00 arası ve 16.00 ile 21.00 arasında. Yerleşim yerlerinin arasında bulunan alışveriş merkezleri sabah 10.00'dan önce de açılmayabiliyor.Mutlaka gidilmesi gereken alışveriş merkezi Deire City Center. Alışveriş merkezinin içinde 240 ayrı firmanın satış yeri var. Carrefour, Ikea, gibi dev mağazalar da yer alıyor. Otoparkı 5 bin araçlık. City Center içinde alışveriş arabalarıyla çılgınlar gibi bir yandan diğerine koşturan insanları görünce şaşıracaksınız. Sadece haftalık tatilin olduğu Cuma günleri değil, her gün inanılmaz kalabalık oluyor. Ne ararsan var.

 

En önemli ise, Carrefour gibi super bir market var. Marketin de elektronik reyonu müthiş. Dubai'de satılan bütün elektronik ürünlerini burada görme, kıyaslama imkanı var. Bir başka avantajı ise, fiyat konusunda en sağlıklı bilgiyi buradan alıyorsunuz. Dubai'de satılan elektronik ürünlerin en uygun fiyata satıldığı yer burası.Önce buraya gelip almayı düşündüğünüz ürünü bulup fiyatına bakın. Sonra da çarşılardakilerle karşılaştırın. Aradaki farkı göreceksiniz.

 Mağazalarda yok yok.

Buradaki fiyatların uygun olmasının bir nedeni de şu. Şehirde mağazası bulunan büyük markalar burada ürünü nasıl mı daha ucuza satıyor. Şöyle ki; burası Dubai'de yaşayan ve alışveriş yapmaya çıkanların ilk uğradıkları yer olduğu için sürüm inanılmaz fazla. Alışveriş merkezini binlerce kişi ziyaret ettiği için firmalar buraya mallarını satmak için verirken, Carrefour onlardan "raf parası " altında bir ek komisyon daha alıyor. Bunu da müşterilerine fiyat indirimi olarak yansıtıyor.

Bu şekilde ürün, mağaza fiyatında yüzde 15 daha ucuza geliyor. O nedenle Dubai'de yaşayanlar akın akın buraya geliyor. Aklınıza gelebilecek her türlü elektronik eşya, altın, giyim eşyası ve ürünler burada yer alıyor. Günlük cirosu 300 bin dolarmış. Carrefour ülkede 7 emirliğin yedisinde de mağaza açmış. Market pazarının yüzde 25'ini elinde tutuyor. Diğer büyük alışveriş merkezleriyse WAFİ CENTER, BUR JUMAN CENTER.

 Palmiye Adalar gurubu

Dubai deki büyük turistik yatırmalardan biride palmiye adası.kıyıya  5-7 kilometre uzaklıkta inşa edilen ve toplam 1060 küçük evden oluşacak Palmiye Adası, Dubai'nin turizm sektöründe yeni bir hareket kazandıracak.Adanın sadece inşası için 2 milyar dolar harcanmış.. Araştırması ve planlaması 3 yıl süren projeye göre, 5 bin kişinin ikamet edeceği adaya 12 bin palmiye ağacı ekilecek. Oluşan dev palmiye görüntüsü uzaydan da görülecek.Jumeyra plajıda batılı turistlerin yoğun ilgisini çeken bir yer .

 

 

 

2305 Jumeyra sayfiye şeridi

BURJ AL ARAB OTELİ...

Burj El Arab Oteli, dünyanın tek 7 yıldızlı oteli. Dubai'nin ve ülkenin prestiji. Sonuçta bir otel ama ülkenin tanıtımında etkisi büyük. 1 milyar dolara inşa edilmiş, 500 milyon dolar dekor için harcanmış. Takım elbiseyle ancak içeri girebiliyorsunuz. Önceden rezervasyon yaptıranlar girebiliyor.

 

 

 

 

 


AL ARAB OTELİ


Lokantalarında yemek için öyle kapıdan içeri giremiyorsunuz. Gideceğiniz günden önce rezervasyon yapıyorsunuz. Kabul edilirse, gittiğiniz gün, kapıya rezervasyon kabul faksı geliyor. İsminiz kontrol ediliyor. Otel 50 yıl full olsa bile maliyetini karşılamıyor.

Başkent Abu Dabi

 Gökdelenler şehiri  Abu Dabi

Ülkenin diğer önemli kentide Abu dabi.Nüfüsü 1 milyon civarında olan bu şehir 1971 yılında başkent haline gelmiş.Fakat gökdelenleri ile bir ara Arabistan’dan çok, Amerika şehrini andırıyor. Abu Dabi'nin turistik alanda Dubai ile bir yarış halinde olduğu söylenebilir. Ancak bu iki emirliğin turist potansiyeli alanında ciddi farkları vardır. Dubai; gezmek, alışveriş yapmak yeni yerler görmek için gelen ziyaretçileri ağırlarken, Abu Dabi ise daha çok iş görüşmeleri anlaşmalar ve toplantılar için gelen turistleri ağırlamaktadır.

 Dünya Turizm merkezinin maketi

Fakat Dubayi bu yarışta Abu dabiden önde. Yeni 'The World' (Dünya) turizm merkezi ,6 kilometreye 9 kilometre genişliğindeki bir alanda irili ufaklı 300 adadan oluşuyor.Projeyi ilginç kılan unsur, adaların yukarıdan görünümünün bir dünya haritası şeklinde olması. Amaç ise 2008 yılının ortalarına kadar Türkiye’den Tunus’a, Mısır’dan İngiltere’ye, İspanya’dan Antarktika’ya bütün bir dünyayı toptan ya da bina bina, daire daire bölüp satmak. Özellikle dünyanın önde gelen zenginlerine ve “celebrity” olarak adlandırılan meşhur kişilere… Henüz satılacak ülkeler ortada yok. Ama proje çoktan hayata geçirilmiş durumda. Bir süredir dev gemiler milyonlarca ton kumu Dubai açıklarında oluşturulacak 300 adanın tabanını oluşturmak üzere denize atıyor.

 Yapay adacıklar oluşturuluyor.

B.A.E İnşat konusunda  üretim yapan firmalar için büyük bir potansiyel.Fakat görebildiğim kadarıyla burada işlerin çoğunu batılı ve uzak doğulu firmalar kapatmış durumda.Özelikle  mimariye yönelik, park, halı saha, inşaatla ilgili  kauçuk aksam imal eden firmaların bu ülkedeki fuarları takip etmesinin yaralı olacağı kanaatindeyim.Fuar organizasyonları konusunda uygun fiyatlarla yardımcı olabilecek bir firmanın iletişim bilgilerini vermek istiyorum.ATN Tourısım, Tel:212 361 36 70.www.atn.com.tr ‘den de ulaşılabilir.Yalnız  şunu söyleyeyim fuar katılımcı olarak katılmak isteyen firmaların 6 ay’la-1 sene öncesinden rezervasyon yaptırması gerekiyor, çünkü yer kalmıyor.

Uçak konusunda en uygun bilet temin edebileceğiniz firma B.A.E firması , Air Arabia.Gerçi yolculuk sırasında ikram yok hostesleri de biraz enteresan geldi bana.Elinde anket  forumu tutan bir hostes  sordu, “Dubai’yemi gidiyorsunuz”.Dubai’yi uçağına binen biri başka nereye gidebilir ?.”Yok Mayami’ye  gidiyordum, yoksa yanlış uçağımı bindim”  dedim.Tabi havalimanına inince olay ortaya çıktı, Sharjah  hava limanı uluslararası büyük bir hava aktarama merkezi.Aktarmalı gidenler olduğundan, onlarsa sadece bu ülkeye girenler için anket yapıyorlarmış.

 

 

 

 

2305 Oteller lüks fakat pahalı

Air Arabia havayollarının  İstanbul temsilciliğinin telefonları:212-234 20 88, Sabiha Gökçenden uçuyor fakat fiyatları diğerlerine nazaran bayağı iyi, Promosyonlu uçuşlar yakalanabilirse 60-70 Euro’ya gidip gelme imkanı olabilir.Bunun dışında çok sayıda turda var, onlarla 200-300 Euro’ya  ülkeye gitme imkanı var.Gitmeyi düşünenlere özel bir programları yoksa bu turlarla  gitmelerini tavsiye ederim.Normalde özelikle yaz aylarında 80-100 dolardan aşağıya otel bulmaları zor.

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz